Bugun...
25-09-2017
SUNA TEMİZSOY

SUNA TEMİZSOY

Nerden Nereye

Köşe bucak kaçıyor olmama rağmen geçenlerde yapılan bir sürprizle acı gerçekler yüzüme vurulduğunda orta yaşlarıma geldiğimi hatırladım.

Çocukken bir sevinç kaplardı, güzel oluyordu  doğum günü sürprizleri lakin insanın kendini onsekizli yaşlarda hissettiği, otuz küsurlu yaşlarda hüzünlendirmekten başka bir işe yaramıyordu.

Öyle ki zaman ne de çabuk geçmiş diye hayıflanırken istemese de nemleniyordu gözler hey gidi günler diye...

O günlerin masumiyetini hatırladıkça da kaybettikleri bir tokat misali çarpıyordu yüzüne silkelen de kendine gel dercesine.

Dinlediğimiz müziklerin sadeliği özelliği tv başında hayranı olduğumuz sanatçının çıkması için saatlerce beklediğimiz günler geliyordu hatırıma her hatırladığımda da yolculuk nereye diyordu içimde ki ses bana

Şimdi bir Avrupa kadar olmasak ta (!) Avrupalı olma yolunda kendi kimliğini yavaş yavaş kaybeden bir toplum olarak istediğimiz her şeye her an ulaşma imkanına sahibiz çok şükür !...

Çok şükür de her istediğini elde etmiş her şeyi yaşamışsak yaşanacak ne kalıyordu bize?

Hayallerdi insanı ayakta tutan ve bir bir nişan alıyorduk farkına bile varmadan

Her gün yüzünü özlediğimiz o sanatçıyı tv basında saatlerce beklemeden teknolojinin nimetlerinden faydalanarak her dakika görüyor olmamız güzel olsa da  dinlemek için saatlerce beklediğimizde ki hissi artık alamıyoruz. Çabuk tüketiyoruz örneğin hep daha fazlasını istiyoruz.

Düşünüyorum da bugün ne o  müziklerden eser kaldı ne de kimliğimizden. Derdi benim gibi müzik olmayanlar, asıl en iyi bilenlerdir onlar kaybettiklerimizi. Emekliliği yakın bir öğretmene sormak gerek ilk mezun ettiği öğrencileriyle son mezun edeceği öğrencilerin kaybettiklerini ya da mahalle arasında sıkışıp kalmış, bir zamanlar veresiye defteri tutan, saçları ağarmış bakkal amcaya sorsak kaybettiklerini! 

Ticaretin bile bir samimiyeti vardı, şimdilerde envayi çeşit ürünler arasında kalakaldığınız aradığınıza hemen ulaşıp ta tercihlerde zorlandığınız  pazarlık dahi edemediğiniz o ruhsuz mağazalarda hiç olmayan! Muhakkak ki gelişmek güzeldi insanoğlu büyüdükçe hayalleri de büyüyecekti ve bizde büyüdük geliştik hayallerimizin birçoğunu gerçekleştirdik ama bunları yaparken  bizi biz yapan değerleri ötekileştirdik.

Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir diye diye büyümüşken Sabahları karşılaştığımız kişinin komşumuz olduğunu aylar sonra öğreniyoruz.  Ya da muntazam ütülenmiş gömleğiyle sınıfa girdiğinde saygıdan ayağa kalkıp hayran hayran dinlediğimiz öğretmenimize bugün omuz atıp geçebiliyoruz.

Belki aynı yaşlarda değiliz ve sizlerin kaybettiğini ben hiç yaşamadım belki siz benim kaybettiklerimden fazlasını kaybettiniz. Ve bundan 30 yıl sonra benim kaybettiklerimin hiçbirisiyle tanışmamış nesiller yetişecek ne kaybettiğini bilmeden geçmişini yazıya döken olmadan...

Ben yazarken  siz okurken göğsünüz daralacak kaybettiklerinizi gördükçe, en iyisi yaslanın bi geriye,  kapatın gözlerinizi ve sadece düşünün neler kaybettiğinizi.

Sonra kendinize şunu sorun " Sahi bu yolculuk Nereye? "

 

 

 

 

Bu makale 228 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer
Sosyal Medya

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ