Bugun...
20-06-2018
SONNUR ADA

SONNUR ADA

Böyle gelmiş böyle gidecek…

Bu saatten sonra “benden” ne köy olur, ne kasaba…

Olanla yetinmeyi öğretiyorum kendime…

İsyan ediyorum tabii…

Çalışsaydım dediğim oldu ama ne iş yaparım ki? Yok, çok iyi yemek yapıyorum. Doğru… 

Ben mi, yok uzun zamandır sormadım kendime ne isterdim diye…

Dinlemezler beni, adam yerine koyan yok ki…

Geçen gün düğüne giderken unuttu beni, sonradan aklına geldim. Herkes arabadaydı ben yoktum fark etmedi bile…

Yok, fark ettiği oluyor; evde bir şey eksik olursa… Kahverengi ceketini bulamayınca adımı seslendi mesela…

Soru mu, ne sorayım zaten yapmam gerekenleri söylüyor bana…

Pek memnun edemesem de elimden geleni yapıyorum.

Yok, ben çocuklara ne diyeyim bir tanesi çalışıyor. Nerdeydi unuttum ama büyük bir firmada… Ütüsü çoktur, oradan bilirim. Hep gömlek giyer. 

Kaç yıl mı? Sanırım 3 yıl olmuştur her sabah kahvaltısını hazırlayalı. Evde yapıp gidiyor, oralarda yemek istemiyor çocuk, ondan hazırlatıyor bana.. 

Kızım lisede. Üniversite sınavı mı, herhalde bir yıl kaldı. Zaten son zamanlarda çok sinirli, sınavdan korkuyor herhalde. Ne olmak istediğini tam olarak bilmiyorum pek bir şey konuşmaz benle.

İletişim mi? Yok sohbet ederiz konuşuruz kızım biraz şikâyetçi benden. Geçenlerde alzheimer olacaksın anne, dedi. Biraz işe yara, gibi bir şeyler söyledi. Oysa ben olmasam odasına girilmez dağınıklıktan. Hep ben toplarım, bu yüzden fark etmiyor benim ne işe yaradığımı.

Bence neden mi öyle dedi, onlarsız pek bir şey yapmıyorum dışarıda ama pazara falan giderim. 

Arkadaşın yok, diyor. Komşum var Gülseren abla, ona giderim. Ona yardım ediyorum; bazen yemeğini yaparım. Yok çat kapı gitmem, ayıp. Çağırırsa gidiyorum... 

Beyim iyidir; dayağı, kumarı yok. Beni sever mi? Bilemedim, hiç düşünmedim galiba. Sevmese neden dursun ki yanımda. Eve mi, yok, her zaman gelmez. Dışarda işi olduğunda gelmiyor.

 

Kızım istedi gelmemi. Bana kızıyor, ama üzülüyor da. Tam bilmiyorum… Kendini anlat dedi, anlattım. İnşallah becerebildim. Şimdi kız size sorar becerdim mi konuşmayı diye.

Söylemeyin ona bir şey; beğenmediyseniz başımın etini yer.

 

Ben mi, çok iyi anlattım… Neden mi gülümsedim, hoşuma gitti söylediğiniz, uzun zamandır övülmemiştim. Yok, anladım demek istediğinizi. Umudum pek yok kendimden, ama siz ne derseniz yaparım..

Ben bilemem, bu yüzden böyle dedim. Siz daha iyi bilirsiniz. En iyi yaptığım mı? Yemek yaparım. Bir de temizlik; çok iyi yaparım. Gülseren abla titizsin der bana…

                       Son cümle henüz kurulmadı. Bundan eminim. Başındaki örtüyü düzeltirken gözlerinde kapıdan girerkenki ürkek bakış yerini  rahatlamaya bırakmıştı. 

                       Kendini bana anlatırken fotoğrafını görebildiğini düşündüm. İkinci görüşmemizin de kendine doğru atacağı ilk adım olacağına inanıyorum.

 

 İLETİŞİM UZMANI:adasonnur@yahoo.co.uk

Bu makale 603 defa okunmuştur.
MAKALE YORUMLARI
ANKETİMİZE KATILIN

Web sitemize nasıl ulaştınız?

Reklam
Tavsiye
Arama Motorları
Diğer
Sosyal Medya

Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ